![]() |
| Arazileri işgal devleti tarafından gasp edilen Filistinliler arazilerinin üstünde oturma eylemi yapıyor ve ibadetlerini yerine getiriyorlar |
![]() |
| İşgal kuvvetlerinin söküp attığı ağaçlar |
4 Nisan 2000
Sözde özerk yönetim İsrail işgal devletiyle "barış görüşmeleri" adını verdiği görüşmeleri yürütürken işgalciler bu görüşmelerin ve yapılan anlaşmaların şemsiyesi altında toprak gaspı ve o toprakların asıl sahiplerini sürgün işlemlerini bütün hızıyla sürdürüyorlar.
İşgal yönetimi toprak gaspı ve gasp edilen toprakların sahiplerini zorla sürgün işlemlerinde çeşitli yollara başvuruyor. Bunlardan biri de belli bir bölgeyi "askeri yönden kapalı bölge" ilan etmek. Bazı Filistinli kaynaklarda işgal devletinin son zamanlarda bu amaçla özellikle Batı Yaka bölgesinde binlerce dönüm araziyi "askeri yönden kapalı bölge" ilan ettiği dile getirildi. Son dönemlerde askeri yönden kapalı ilan edilen arazilerin tamamı Filistinlilere ait ve çoğunluğu da el-Halil'in güneyinde en-Nakab çölünün kuzeyi boyunca uzanan tepelerde bulunuyor. İşgal yönetimi bu arazilere sahiplerinin bile girmesini engellediğinden, ellerinde o toprakların kendilerine ait olduğunu ortaya koyan çok kuvvetli belgeler olmasına rağmen sahiplerini oralardan göç etmeye zorluyor.
Araştırmacı Ahmed Semmare, aylık el-Ardu't-Tayyibe adlı dergide yayınlanan bir raporunda işgal devletinin söz konusu metotla gasp ettiği topraklar hakkında ayrıntılı bilgiler vermiş.
Bu arada Filistinlilerden zorla gasp edilen arazilerin üzerine yahudi göçmenler için yeni yerleşim merkezleri inşa etme ve yahudi göçünü teşvik işlemleri de bütün hızıyla sürdürülüyor.
Verilen bilgilere göre işgal devletine ait iş araçları Kana vadisinin Silfit bölgesinde, yahudi yerleşim merkezlerine su nakletmek amacıyla Filistinlilere ait arazilerdeki ağaçları ve zirai mahsulatı sökmeye başladılar. Bu amaçla döşenecek kanalın 18 km uzunluğunda ve 3 m eninde olacağı, dolayısıyla kanalın döşeneceği hat üzerindeki tüm ağaçların ve mahsulatın söküleceği bildirildi. Deir İstiya belediyesi başkanı Nafiz Mansur bu kanal projesiyle ilgili açıklamasında bu projenin pek çok zirai araziye ve mahsulata zarar vereceğini ve projenin daha çok siyasi amaçlı olduğuna dair ellerinde çok kuvvetli deliller olduğunu ifade etti. Nafiz Mansur, toprağı savunma komitelerini bu projeye karşı çıkmak için derhal harekete geçmeye çağırdı.
Bu arada işgal devletinin başbakanı Ehud Barak 12 yahudi göçmen aileye el-Halil şehrinin tam göbeğine yerleşmeleri izni verdi. İşgal devleti bu şekilde yahudi aileleri el-Halil şehrine göç etmeye teşvik ederek bu şehirdeki yahudi nüfus oranını artırmaya çalışıyor. Bu uygulamanın esas amacı ise şehrin özellikle İsrail kontrolüne bırakılan % 20'lik kesiminde ikamet eden Filistinlileri göçe zorlamak. İşgal devleti yahudileri bu şehre göç etmeye teşvik etmek amacıyla onların ikamet edeceği meskenlerin ve bölgelerin şartlarını iyileştiriyor, kendilerine değişik şekillerde ikamet desteğinde bulunuyor. Bu arada göçü hızlandırmak için gerektiğinde geçici olarak prefabrik evler veya kabinler de yapıyor. Sonra onların "evsiz (!)" olmalarını bahane ederek onlar için yeni yerleşim birimleri inşa ediyor.