1 Ekim 2005 Cumartesi, Vakit gazetesi
Geçtiğimiz günlerde İslâm âleminde üç yerde seçim veya oylama oldu. Bunların üçü de ateş hattında gerçekleştirildi. Biri yerel seçim, biri kısmî af ve musalaha yani barış referandumu, biri de resmiyeti olmayan ayrılıkçı bir yönetimin gerçekleştirdiği parlamento seçimiydi. Her üçü de 29 Eylül Perşembe günü gerçekleştirildi. Yakında da yine bir başta ateş hattında Anayasa referandumu olacak. Bugünkü yazımızda işte bu seçimlerin veya referandumların genel bir değerlendirmesini yapacağız.
Yerel seçimler Filistin'in özerk yönetim bölgesinin bazı beldelerinde yapıldı. Özerk yönetim ilginçtir ki, kontrolündeki bölgelerde yerel seçimleri birkaç merhalede gerçekleştirmeyi kararlaştırmıştı. Bunun amacı ilk merhalede çıkacak sonuçları görüp ikinci ve üçüncü merhalede ona göre bir siyaset ve taktik geliştirmekti. Nitekim olaylar bu doğrultuda bir taktik geliştirildiğini de gösteriyor. İşgalci siyonist devlet tam yerel seçimlerin yaklaştığı günlerde Batı Yaka ve Gazze'de bir terör fırtınası estirmeye başladı. Bu fırtınayla birlikte Batı Yaka bölgesinde kapsamlı bir tutuklama kampanyası da başlattı. Bu kampanyada özelikle HAMAS'ın ve İslâmî Cihad'ın ileri gelenleri, bu iki hareketten aday olanlar yahut önceki seçim merhalelerinde kazanmış olanlar tutuklandı. Siyonist yönetim bu tutuklamalarla hem onların seçim faaliyeti yapmalarını engellemeyi, hem de toplumda "bunlar sürekli İsrail'in hedefinde olan insanlar, bunların seçilmesi durumunda toplum yararına bir şey yapmalarına fırsat verilmez" kanaati oluşturmak suretiyle psikolojik yönlendirme yapmayı amaçlıyordu. Bu tür psikolojik yönlendirmeler el altından yürütülen propaganda faaliyetlerine de yansıdı.
Özerk yönetim yerel seçimlerinin bu merhalesinde 104 beldede belediye meclisleri ve yerel yönetimler için seçim yapıldı. Siyonist terörün ve özerk yönetimin geliştirdiği taktiklerin kısmen etkili olduğu söylenebilir. Ancak çok fazla bir etkisi de olmadı. Çünkü HAMAS yine seçimlerin yapıldığı yerlerin çok nüfuslu olanlarından başarılı çıktı. Ayrıca bu merhalede seçimlerin yapıldığı beldelerin bazıları zaten el-Fetih'in güçlü olduğu yerlerdi. Bizim aldığımız son bilgilere göre 1018 üyelik için seçim yapılan 104 beldede, 290 üyeliği el-Fetih'in 232 üyeliği HAMAS'ın aldığı kesinleşti. Geriye kalan üyeliklerden bazıları kesinleşmedi. Bazılarında itirazlar oldu. Kalanları da diğer oluşumların adayları, bağımsız adaylar ya da ortak listelerden aday olanlar kazandılar. Bu ortak listelerde HAMAS'ın iştirak etmiş oldukları da vardı. Zaten HAMAS 104 seçim bölgesinin 51'inde kendi listesiyle, 13'ünde bağımsız adaylarla, 14'ünde ortak listelerle girmiş, 26'sında ise hiç girmemişti.
Cezayir'de cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika tarafından hazırlanan "kısmî af ve musalaha" planı da 29 Eylül'de 18 milyon seçmenin oyuna sunuldu. Bu konu daha önce gazetemizde de haber olarak yer almıştı. Planla ilgili muhalif siyasi oluşumların farklı tavırları ve bakışları var. Abbasî Medenî planın kendi hareketlerini dışladığını ve böyle bir planı onaylayamayacaklarını ifade etti. Bununla birlikte onun partisinden plana olumlu baktıklarını söyleyenler de oldu. Özellikle ülke dışında yaşayan bazı liderler kendilerine vatana dönüş imkânı sağlayacağı beklentisiyle olumlu yaklaştıklarını belirttiler. Sosyalist partilerin geneli plana karşı çıktı. Ancak liberal ve muhafazakâr olarak bilinen partiler destek verdiklerini ifade ettiler. Biz bu yazıyı yazarken henüz referandum sonuçlarıyla ilgili bilgiler ulaşmamıştı. Ancak biz, Cezayir halkının bu formülü onaylamasının kuvvetli ihtimal olduğunu sanıyoruz. Çünkü bu halk yıllardan beridir süren kargaşa ve kaos ortamından çıkıp istikrar ve huzur ortamına yaklaşabilmek için önlerine kısmî çözüm formülleri koyan planlara da olumlu yaklaşmaktadır.
Somali, ne yazık ki Amerikan emperyalizminin kirli elleriyle perişan edilmiş ülkelerden biridir. Bu ülke yıllardan beridir güven ve istikrarının yanı sıra bütünlüğünü de kaybetmiştir. Ayrıca bu ülkenin halkı sömürgeci politikalar yüzünden açlık ve yoksulluğa mahkûm edilmiştir. İşte bu ülkede muhtelif siyasi oluşumlar kontrol altında tuttukları bölgelerde bağımsız devletler ilan ettiler. Ülkenin kuzey doğusunda ilan edilen Somali Toprağı Cumhuriyeti'nde de 29 Eylül'de parlamento seçimleri başladı.
Irak'taki Anayasa konusunda daha önce değerlendirmeler yapmıştık. Son gelişmeler ve yaklaşımlar hakkında inşallah ayrıca yazı yazmaya çalışacağız.