03 Nisan 2004 Cumartesi, Vakit gazetesi
ABD'nin Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) değişik açılardan tartışılıyor. En çok gündeme gelen konulardan biri de model ülke konusudur. Gelişmeler model konusunun ABD tarafından tam bir "mavi boncuk" haline getirildiğini gösteriyor. Ne yazık ki izzeti kendi halklarıyla bütünleşerek onurlu bir siyaset ortaya koymakta değil de çağdaş dünyanın hâkimi olarak gösterilen ABD'nin yanında arayanlar bu mavi boncuğa kanabiliyorlar.
Son zamanlarda Türkiye'ye yönelik "yağlama" faaliyetlerini artıran ABD uzun süreden beridir bu ülkenin BOP'nde model olabileceğini söylüyor. Türkiye'yle ilgili öneriler rafa kaldırılmış değil. Ama ilginçtir ki bir süre önce Tunus cumhurbaşkanı Zeynelabidin bin Ali, Amerika'yı ziyaret ettiğinde Bush, Tunus'a medhiyelerde bulunmuş ve bu ülkenin BOP'nde model olabileceğini söylemişti. Demek ki vatandaşlarına kan kusturan, tek adaylı seçimlerle % 99.9 oranıyla cumhurbaşkanı seçtiren, muhalefet partilerini demokrasinin figüranları olarak kullanan Tunus bile "özgürlük" ve "demokrasi" vaadleriyle piyasaya sürülen BOP için model olabiliyor.
Bu konuda karşımıza çıkan en ilginç gelişme Bush'un aynı mavi boncuğu uzun süreden beridir köşeye sıkıştırmaya çalıştığı, teröre destek veren ülkeler listesine aldığı, aleyhine Kongre'den kanun çıkartıp onayladığı Suriye'ye de göstermesi oldu. Bush bu ülkeyle ilgili son açıklamasında Suriye'nin ABD'nin isteklerini yerine getirmesi durumunda Ortadoğu'da öncü ülke rolü oynayabileceğini söyledi. el-Hayat gazetesinin 2 Nisan 2004 tarihli sayısında yayınladığı bir habere göre, Bush 31 Mart akşamı Suriye büyükelçisi Imad Mustafa ile bir araya gelerek, Suriye'nin ABD'nin isteklerini kabul etmesi durumunda Ortadoğu'da öncü ülke rolü oynayabileceğini dile getirdi ve gerekçelerini de şu şekilde sıraladı: "Çünkü genç, kültürlü ve uygar bir başkanı var. Bu ülkenin toplumunda kadın hayati bir konuma sahip. Başkan Beşşar Esed ülkesinde önemli bir reform süreci başlatmış bulunuyor."
ABD'nin Suriye'den istediklerinin başında ise Filistin'deki direniş örgütlerine desteği kesmesi geliyor. Ancak Suriye destek iddiasını reddediyor ve Filistin'deki direniş örgütlerinin işgale karşı meşru bir mücadele içinde oldukları görüşünü savunuyor. Göründüğü kadarıyla Amerikan emperyalizmi yaptığı suçlamalarla ve çıkardığı kanunlarla istediği noktaya çekemediği Suriye'yi şimdi mavi boncukla çekmek istiyor. Mesele ise yine işgalci Siyonistlerin hesapları.
Bu gelişmenin asıl dikkat çekici yanı BOP'ndeki "model ülke, öncü ülke" sıvazlamalarının reel bir karşılığının olmadığı ve Amerikan emperyalizminin hesaplarını yürütmek, planlarını uygulamak için bu mavi boncuğu herkese vermesinin mümkün olduğu gerçeğinin açıklık kazanmasıdır. Burada modelliğin bir standardının, BOP içinde pazarlanan demokrasi ve özgürlüğün sınırları içinde bir yerinin olmadığı gerçeği de ortaya çıkmıştır. Bakalım ABD bu mavi boncukla daha ne kadar kandırabilecek? Bakalım bu gerçeklerin ortaya çıkması akıllı siyaset peşinde olduklarını söyleyenlerin gözlerini açabilecek mi?