Anayasayı Mahkemeleştirmek

8 Mart 2006 Çarşamba, Vakit gazetesi

Filistin parlamentosunun ilk oturumunda bir tartışma çıktı ve bu tartışmada el-Fetih üyeleri tepkilerini oturumu terk ederek gösterdiler. Yaptıkları açıklamalarda da kendilerinin diyalog yoluyla çözüm aradıklarını ancak HAMAS üyelerinin ısrarlı davrandıklarını ileri sürdüler. Bu konu medya tarafından kamuoyuna farklı şekillerde yansıtıldı. Biz tartışmaya konu olan gelişmeleri başlangıç noktasından itibaren özetle size aktarmak istiyoruz.

Filistin seçimlerinin kesin sonuçları ortaya çıktıktan sonra eski parlamentonun üyeleri, normalde görev sürelerinin dolmuş olmasına rağmen istisnaî bir oturum gerçekleştirerek kendilerinden sonra görev yapacak parlamentonun yetkilerini bayağı tıraşlayan yasal düzenlemeler yaptılar. Bunların en önemlisi ise Filistin Anayasasını parlamentonun yetkilerini kullanmasını engelleyecek mahkeme duvarına çevirme amaçlı düzenlemeydi. Buna göre üyeleri başkan tarafından tayin edilen bir Anayasa Yüksek Mahkemesi kurulacak ve bu mahkeme parlamentodan çıkan yasaların Anayasa'ya uygunluğunu denetleyecek, uygun bulmadıklarını iptal edecekti.

Üyeleri 1996 seçimleriyle belirlenen eski parlamento on yıllık çalışma süresi boyunca kendi yetkilerini sınırlandırmak için bir Anayasa Yüksek Mahkemesi kurma ve bu konuda başkana geniş yetkiler verme ihtiyacı duymadı. Böyle bir ihtiyaç ne hikmetse, birinci parlamentonun görev süresini doldurmasından, seçim sonuçlarının belli olmasından ve HAMAS'ın çoğunluğu elde ettiğinin kesinlik kazanmasından sonra ortaya çıktı. Böylece eski parlamento görev süresini uzatarak "istisnaî dönem" adını verdiği özel bir dönem için 13 Şubat 2006 Pazartesi günü toplandı ve sadece parlamentonun yetkilerini törpüleme amaçlı düzenlemeler yaptı. Başka hiçbir şeyle uğraşmadı.

Filistin İslâmî Direniş Hareketi (HAMAS) söz konusu düzenlemelerle ilgili açıklamasında eski parlamentonun giderayak yaptığı düzenlemenin hiçbir geçerliliğinin olmadığını vurguladıktan sonra şunları dile getirmişti:

"Biz HAMAS hareketi olarak öncelikle, parlamentonun gerçekleştirdiği istisnaî toplantıyı tamamen yasadışı ve geçersiz sayıyoruz. Çünkü Filistin Anayasası ve parlamento iç tüzüğü metinleri istisnaî dönem diye bir şey icat edilmesine hak tanımamaktadır. Burada başkana verilen tek hak yetkisini kullanarak olağan veya olağandışı toplantı çağrısı yapmaktır. Ona mahiyeti ne olursa olsun yeni bir dönem oluşturma hakkı tanınmamaktadır. Dolayısıyla bu iddiayla yapılan toplantıda alınan tüm kararlar geçersizdir ve tanınmayacaktır. Geçersiz olan bir şey üzerine dayandırılan düzenlemeler de geçersizdir. Zikredilen oturumda gerçekleştirilen değişikliğe binaen Anayasa Yüksek Mahkemesi kurulması hükmü geçersiz sayılacaktır."

Eski parlamentonun Anayasa Yüksek Mahkemesi kurulmasını istemesinin amacı çıkarılacak yasaların Anayasa'ya uygunluğunun denetlenmesini sağlamak değil halkın iradesiyle seçilen parlamentonun tüm yetkilerini üyeleri başkan tarafından belirlenecek bir mahkemenin çatısı altında toplanacak heyetin avucuna koymaktı. Bu heyet Anayasa'yı istediği gibi yorumlama ve yasaları bu keyfi yorumlara göre iptal etme imkânına sahip olacaktı. Yani parlamentonun çıkardığı yasalar Anayasa Yüksek Mahkemesi'nin duvarına çarparak geri dönecek, böylece parlamento fonksiyonunu büyük ölçüde kaybetmiş olacaktı. Üstelik bir önceki parlamento kendi yetki sınırlarını aşarak, yasa ve tüzükleri ayaklar altına alarak böyle bir mahkemenin kurulması ve işlemesiyle ilgili düzenlemeler gerçekleştirmişti.

Yeni parlamento ilk toplantısını yaptığında gündemine önce bu konuyu aldı. Çünkü biliyordu ki birileri önüne dikenli teller koymuştu ve bu telleri kaldırmadan asıl yetki alanına girmesi, fonksiyonunu icra etmesi mümkün olmayacaktı. Bu konuyu zamana bırakması da söz konusu olamazdı. O durumda zımnen kabullenmiş olacaktı ve zaman lehine değil aleyhine işleyecekti. Zira geçen zaman içinde önüne konan dikenli tellerin kazıkları hızla çakılacak, teller bu kazıklara bağlanacak ve artık temizlenmesi mümkün olmayacaktı.

el-Fetih üyeleri zaten meşruiyeti olmayan bir düzenlemenin geçersizliğinin netleştirilmesiyle ilgili olarak acaba neyin diyalogunu bekliyorlardı? HAMAS, çağdaş emperyalizm karşısında Filistin'de bir ittifak cephesi oluşturmak için el-Fetih'le sürekli diyaloga girdiği halde bu hareket dışarıda kalmayı tercih etti. Şimdi de üye sayısıyla parlamentoda etkili olamayınca parlamentonun işlevsiz hale getirilmesini onaylatmak mıdır diyalog? Yani "ya benim olsun ya hiç kimsenin" anlayışı.

İrtibatlı Yazılar

  • Filistin'de Yeni Dönem
  • HAMAS'ın Seçim Zaferi
  • Filistin'de HAMAS Zaferi
  • Emperyalizmin Demokrasi Sınavı
  • Filistin Seçimleri ve Hamas'ın Başarısı
  • Filistin Seçimleri