Kudüs İçin Tekliflerimiz

Müslümanlar Kudüs davasından asla vazgeçmemelidirler. İşgalin üzerinden belli bir zaman sürecinin geçmiş olması ve bu kutsal şehre yerleşen işgalcilerin oranlarının asıl sahiplerinden daha çok olması hiçbir zaman işgali meşrulaştırmaz. Birtakım basit hesaplar için siyonist işgalin meşrulaştırılması amacına yönelik anlaşmalar imzalayan ve bu yolla Filistin davasına ihanet eden grubun Kudüs davasına karşı da aynı şeyi yapması mümkündür. Daha önce de belirttiğimiz gibi bu meselenin "nihai anlaşma merhalesi"ne bırakılmasındaki amaç da zaten bunun için ortamı hazırlamaktı. Bu bakımdan "Filistin tarafı" sıfatı taşıdıklarını ileri sürerek siyonistlerle görüşme masasına oturanların ihanetlerinin Müslümanların Kudüs konusundaki duyarlılıklarını değiştirmeyeceğini dünya kamuoyuna göstermek gerekir. Bunun için yürütülecek faaliyetler aynı zamanda söz konusu grubun Kudüs davasına ihanetlerini zorlaştıracak ve Müslümanlarda Kudüs duyarlılığının canlandırılmasını sağlayacaktır. Bu vesileyle özellikle bu dönemde Kudüs'le ilgili çeşitli etkinliklerin yapılmasının yararlı olacağına inanıyoruz. Bunun için İslami amaçlarla kurulmuş vakıf, dernek vs. gibi gönüllü kuruluşlara bazı tekliflerimiz var. Bunları da şu şekilde sıralamak istiyoruz:

1.Kudüs geceleri düzenlenmesi. Bu gecelerde Kudüs'ün ve Mescidi Aksa'nın İslam'daki yeri ve önemi hakkında konuşmalar yapılması, Kudüs'ün bugünkü durumunu gösteren sinevizyon ve slayt gösterileri yapılması, şiirler okunması ve marşlar söylenmesi.

2.Kudüs ve Mescidi Aksa posterlerinin çoğaltılarak ücretli veya ücretsiz bir şekilde dağıtılması. Müslümanların yakınlarına bu posterleri hediye etmeleri için teşvikte bulunulması.

3.Periyodik yayın organları ve kültürel kurumlar tarafından Kudüs ve Mescidi Aksa'yla ilgili şiir ve makale yarışmaları düzenlenmesi. Bunlar arasından başarılı görülenlerin ödüllendirilmesi ve yayınlanması.

4.Kudüs ve Mescidi Aksa'yla ilgili fotoğraf sergileri düzenlenmesi.

5.Kudüs ve Mescidi Aksa'nın önemi ve mevcut konumu hakkında paneller ve konferanslar tertip edilmesi.

6.Gerek ülke çapında ve gerekse yerel yayın yapan radyo ve televizyonlarda Kudüs'le ilgili özel programlar düzenlenmesi.

7.Kudüs'le ilgili bilgiler içeren broşürler bastırılarak ücretsiz dağıtılması. Bu konuda, bu kitapta verilen bilgilerin aynen veya özetlenerek kullanılması mümkündür.

8.Cuma hutbelerinde ve vaazlarda Kudüs ve Mescidi Aksa konusunun da çeşitli vesilelerle gündeme getirilmesi. Kudüs ve Mescidi Aksa'yla ilgili önemli gelişmelerin yıldönümlerinin Cuma hutbelerinde ve vaazlarda da değerlendirilmesi. Özellikle isra ve mirac olayının yıldönümünde her tarafta kutlamalar yapıldığı halde Resulullah (a.s.)'ın isra ve mirac mekanının bugün siyonistlerin işgali altında olduğu hiç gündeme getirilmiyor. Bu ihmale artık son vermek gerekir. İnsanlarımıza eğer isra ve mirac olayı dolayısıyla bir şuur verilmesi gerekiyorsa bu mucizeye şahid olan mekanların önemi ve kudsiyeti de vurgulanmalı, insanlarımızın bu mekanlara karşı duyarlılıklarının artırılmasına çalışılmalıdır.

Kudüs'le ilgili bütün programlarda Kudüs davasının bir siyasi dava değil bir inanç davası olduğu vurgulanmalı, Kudüs'ün önemini ve akidevi yönünü ortaya koyan Kur'an ayetleri ve hadisler gündeme getirilmelidir. Bu meyanda, Kudüs davasının sadece Filistinlilerin veya Arapların değil bütün Müslümanların davası olduğuna dikkat çekilmelidir.

Bu gibi programların ayrıca İstanbul, Ankara gibi merkezlere münhasır olmaması bütün Türkiye çapında yaygınlaştırılması gerekir. Merkezi İstanbul veya Ankara'da olan gönüllü kuruluşların birçoğunun şube ağı Türkiye'nin her tarafını sardığı gibi belli bölgelere özel hizmetler veren gönüllü kuruluşlar da mevcuttur. Bütün bu kuruluşların kendi yörelerinde hitap ettikleri kesimlere yönelik olarak yukarıda dile getirdiğimiz hizmetleri vermeleri mümkündür.

Bu tekliflerin kağıt üzerinde bir mürekkep olarak kalmayacağını ve Allah'ın bize emanet ettiği harem mescidlerin üçüncüsü olan Mescidi Aksa davasına, Kur'an-ı Kerim'de mübarek kılındığı bildirilen Kudüs davasına gönül vermiş herkesin bu teklifleri dikkate alacağını bekliyoruz. Beklentilerimiz sadece gönüllü İslami kuruluşların sorumlularına yönelik değildir. Bu konuda duyarlılığı olan herkesin meseleye ilgi göstermesi, buradaki tekliflerin değerlendirilmesi için çevrelerindeki İslami kuruluşları harekete geçirmesi, ve yapılacak çalışmalara kendi imkanları ölçüsünde katkıda bulunması mümkündür. Şunu özellikle belirtelim ki bugün siyonist işgal yönetimi Kudüs'le ilgili "yahudileştirme" faaliyetlerinde Müslümanların sessizliklerinden cesaret almaktadır. Müslümanların adeta üzerlerine ölü toprağı serpilmiş gibi, kutsal değerlerine ve mekanlarına sahip çıkmamalarıdır siyonistleri cesaretlendiren. Eğer ki Müslümanlar bu konuda gereken duyarlılığı gösterebilse ve seslerini yükseltebilseler siyonist işgalcilerin Kudüs'ün İslami kimliğini değiştirme konusunda bu kadar cesaretli davranmaları mümkün olmayacaktır.