Dünyada Sıcak Gelişmeler

19 Ekim 2002 Cumartesi, Vakit gazetesi

Geçtiğimiz hafta içinde bir özel televizyon kanalının, Amerika'nın Irak'a yönelik tehditleri ile ilgili bir programına katılmak amacıyla Beyrut'a gitmiştim. Tam da bizim Beyrut ziyaretimiz günlerinde dünyada oldukça önemli gelişmeler gerçekleşti. Aslında bugünkü yazımızda Beyrut ziyaretimizle ilgili intibalarımızı ve tespitlerimizi yazmak isterdim. Fakat dünyadaki bu hızlı gelişmeleri atlamanın uygun olmayacağını düşündüm. Bu yüzden bu gelişmelere kısa notlarla da olsa temas etme ihtiyacı duydum. İnşallah Beyrut ziyaretimizle ilgili tespitlerimizi ve intibalarımızı da bir başka vesileyle yazmaya çalışırız.

  • Endonezya'daki patlamanın "Cemaati İslamiye" adı verilen bir İslami oluşumun üzerine yüklenmesi amacıyla faaliyetler bayağı yoğunlaştırıldı ve ABD ve Batı'nın baskıları neticesinde Endonezya hükümeti, cemaatin lideri Ebu Bekir Ba Aşir'i sorgulamak için gözaltına aldı. Bu yöndeki faaliyetlerin yansımaları Avustralya'da bazı İslami kurumlara ve Müslümanlara yönelik saldırılarla kendini gösterdi. Özellikle İngiltere'de medya organlarının Müslümanlar aleyhindeki propaganda faaliyetleri dikkat çekici bir şekilde arttı. Bu arada maksatlı ve yönlendirme amaçlı birtakım anketler gündeme getirildi.
  • Endonezya'daki patlamanın sıcaklığı devam ederken Filipinler'de önemli patlamalar oldu.
  • Daha önce terörle herhangi bir ilgisi olmadığı açıklanan, Fransız petrol tankerine yönelik saldırının bir terör eylemi olduğu iddiası ağırlık kazanmaya başladı. Tabii bunda Endonezya ve Filipinler'de yaşanan olayların önemli rolü oldu.
  • Siyonist devletin başbakanı Şaron, ABD'yi ziyaret etti ve Bush bu ziyaret münasebetiyle yaptığı açıklamalarda, Şaron'u övmekle bitiremedi. Hatta Şaron'un insani yönünün övgüye değer olduğunu bile iddia etti. Tam da onun bu övgülerinin ardından siyonistler, Gazze'deki Rafah şehrinde yeni bir katliam gerçekleştirdiler. Rafah'ın Salahuddin kapısı civarında oturan savunmasız, masum Filistinlilerin üzerine havadan roketler fırlatılması suretiyle gerçekleştirilen bu vahşi katliamda sekiz kişi şehit oldu, en az elli kişi yaralandı. Yaralananların on tanesinin durumunun oldukça ağır olduğu açıklandı.
  • Şaron'a övgüler yağdırarak onu, yeni bir katliam gerçekleştirmesi için cüretlendiren Bush, Irak'ın İsrail'e herhangi bir saldırı düzenlemesi durumunda İsrail'in de cevap verme hakkının olacağını iddia etti. Bush, Hizbullah'ın İsrail'e yönelik herhangi bir saldırı düzenlemesi durumunda ise ABD'nin İsrail'e destek vereceğini ifade etti. Bush'un Hizbullah'la ilgili bu açıklamayı yapma ihtiyacı duyması ise aşağıda üzerinde duracağımız, Lübnan'ın Vezzani suları projesiyle ilgiliydi.
  • Bizim Beyrut'a vardığımız gün Lübnan'da önemli bir gelişme vardı. Siyonist saldırganların yıllardan beridir gasp etmekte oldukları Vezzani suları, geliştirilen bir proje ile kurtarıldı. Güney Lübnan'da onlarca köy içme ve sulama suyu sıkıntısı çekerken Lübnan'ın kendi topraklarından çıkan Vezzani ırmağının sularını işgalci siyonistler gasp ediyorlardı. Ancak Lübnan bu ırmağın sularını söz konusu köylere dağıtmak amacıyla bir projeyi hayata geçirmişti ve bizim gittiğimiz gün işte bu projenin açılışı vardı. İşgalci saldırganlar bunu savaş sebebi sayacaklarını açıklamışlardı. Ancak Hizbullah'ın lideri Hasan Nasrullah tüm Lübnan televizyonlarından yayınlanan açıklamasında: "Topraklarımızı kurtardığımız gibi sularımızı da kurtardık. Allah'ın izniyle bir sonraki merhalede esirlerimizi kurtaracağız ve bu ilerleme Kudüs'e kadar devam edecek. Sularımızın her damlasını gerekirse mukabilinde kanımızın damlalarını akıtarak koruyacağız. İsrail'in saldırı düzenlemesi durumunda bir gün içinde değil, mübalağa etmiyorum, birkaç dakika içinde kendisine cevap verilecektir. Hizbullah, bu durumda İsrail'in hangi hedeflerini vuracağını da belirlemiştir" dedi. Vezzani projesinin açılışına Lübnan'ın cumhurbaşkanından, Meclis başkanına tüm üst düzey devlet yetkilileri katıldı ve ihtişamlı bir törenle açılış yapıldı.
  • Bizim seyahatimize denk gelen günlerde yaşanan sıcak gelişmelerin hepsi bu kadar değil. Fildişi Sahili'nde isyancı hareketle hükümet arasında ateşkes anlaşması imzalanması, Beyrut'ta düzenlenen 9. Frankofoni Zirvesi, Güney Sudan'daki ayrılıkçılarla ateşkes girişiminin baltalanması, Mısır'da tarihi İskenderiye kütüphanesinin açılması gibi daha birçok önemli gelişme yaşandı. Bu gelişmelerin her biri, hakkında bir makale yazmaya değecek önemli gelişmelerdir. Biz Allah izin verirse bazılarını Cuma dergisinin önümüzdeki hafta çıkacak sayısı için yazacağımız yazıda değerlendireceğiz. Bazılarını da belki müstakil makalelerle daha tafsilatlı ele alırız.