Darfur Meselesi ve BM

4 Ağustos 2004 Çarşamba, Vakit gazetesi

Darfur meselesiyle ilgili olarak bundan önce de birçok yazı yazdık. Ancak gelişmeler bu meselenin sürekli üzerine benzin dökülerek daha da alevli bir hale getirilmesi için çalışıldığını gösteriyor. Bu alevlendirme işleminde BM Güvenlik Konseyi de devreye girdi.

BM Güvenlik Konseyi Darfur meselesiyle ilgili son kararında, ABD saldırganlığının önünü açmayı görev bildiğini bir kez daha gözler önüne serdi.

BM'nin kararı ağırlıklı olarak Cancevid gerillalarına dikkat çekiyor ve bu gerillaların bölgede katliam yaptıklarını, kadınlara tecavüz ettiklerini ileri sürerek, bunların 30 gün içinde silahsızlandırılmaması ve adalet önüne çıkarılmaması durumunda Sudan'a karşı harekete geçilmesine hak tanıyor.

İşte bu, tamamen Amerikan saldırganlığının önünü açmayı hedeflemektedir. Karardaki dayanaklar esas itibariyle yalana ve ABD'nin iddialarına dayandığından, 30 gün sonra Sudan hükümeti: "Cancevid gerillalarının elindeki silahların tümünü topladım. ABD'nin Guantanamo kampına benzer şekilde çöllerde toplama kampları oluşturup hepsini buralara yığma yaptım. Yine ABD'nin yaptığı şekilde Cancevid gerillalarının kollarını arkadan, hareket ettiklerinde bileklerini sıkan ve şiddetli ağrı veren kelepçelerle bağladım. Bununla yetinmeyerek yine ABD'nin yaptığı gibi bacaklarına zincir taktım. Irak'taki tutsaklara yaptığı şekilde başlarına çuval geçirdim. İsterseniz Ebu Gureyb hapishanesinden ve Irak'taki diğer hapishanelerden tecrübeli adamlarınızı gönderin, bu gerillalara da işkence etsinler" diye haber gönderse ABD ikna olmayacaktır. Saddam, elinde toplu imha silahı olmadığını ispat etmek için tabancalara varıncaya kadar bütün silahlarının çetelesini çıkararak rapor edip BM yetkililerine teslim ettiğinde ABD'nin saldırgan tutumunda bir değişiklik olmuş muydu? Bu raporlar sadece saldırganların işlerini kolaylaştırmış, operasyon planları hazırlamada işlerine yaramıştı. İşin en ilginç tarafı ise normalde bu raporların BM yetkililerinin elinde kalması gerekirken ABD tarafından kolayca yürütülebilmesi ve birer kopyası alındıktan sonra iade edilmesiydi.

30 Temmuz tarihli "Darfur Yine Gündemde" başlıklı yazımızda, bizzat Avrupa'daki insan hakları kuruluşlarının olay bölgesine giderek hazırladıkları raporlarında ABD'nin iddialarını yalanladıklarını dile getirmiştik. İngiliz The Guardian gazetesi de konuyla ilgili bir yazısında, ABD'nin iddia ettiği gibi soykırım, göçe zorlama uygulamalarının olduğunu ispat edecek belgeler bulunmadığını dile getirdi. BM Güvenlik Konseyi kararı ise tamamen ABD'nin hazırladığı öneri metnine göre alındığından onun iddialarını içeriyor. Bu açıdan Cancevid gerillalarının ayırım yapmadan insanları öldürdükleri, kadınlara tecavüz ettikleri iddiaları da ona ait.

Peki, Cancevid gerillaları neyin nesidir? ABD niçin bu konu üzerinde yoğunlaşıyor? Bu gerillaların başkanı BM kararıyla ilgili açıklamasında neler söyledi? Bu konuları da inşallah müteakip yazımızda ele alacağız.