Fitnenin Araçları

23 Eylül 2004 Perşembe, Vakit gazetesi

Biz fitne konusu üzerinde daha önce de durmuş ve tehlikesiyle ilgili bazı tespitleri aktarmıştık. Bu konuda en çok dikkatimizi çekmesi gereken uyarı da Kur'an-ı Kerim'de geçen: "Fitne öldürmekten daha şiddetli (daha tehlikeli)dir" mealindeki ifadedir. Tarih boyunca İslâm ümmetinin çektiği sıkıntıların önemli bir kısmının kaynağında da fitne vardır.

ABD ve onunla işbirliği içindeki Siyonist saldırganlar Irak'ta şimdi fitne metotlarını işletmeye çalışıyorlar. Bu konuda en çok arzuladıkları Şii - Sünni farkını değerlendirerek fitne çıkarmaktır. Çünkü böyle bir fitnenin tesirinin sadece Irak sınırları içinde kalmayıp İslâm âleminin birçok bölgesine yayılabileceğini hesap ediyorlar. Irak'ta ise böyle bir fitnenin ateşinin alevlendirilmesi durumunda söndürülmesinin kolay olmayacağını ve bu yolla birçok Müslümanın kırdırılmasının mümkün olabileceğini düşünüyorlar. Ancak Allah'ın izniyle bugüne kadarki çabalarından ve oyunlarından istedikleri sonucu elde edemediler. İnşallah bundan sonra da elde edemezler.

İşgalcilerin son dönemde ağırlık verdikleri fitne çabalarından biri de Kürt halkıyla diğer etnik unsurları birbirine düşürme amacına yöneliktir. Bu amaçla çeşitli oyunlar çevriliyor. İşgal devleti dışarıdan yaptırdığı göçlerle Kerkük'ü bir barut fıçısına çevirmeye çalışıyor. Bu şehirde bir fitne ateşinin tutuşması durumunda çok büyük bir felaket yaşanabilir. Böyle bir felaketten sadece bir taraf değil bütün taraflar büyük zarar göreceklerdir ki işgalcilerin hedeflediği de budur. İşgalciler şimdilik bir tarafa dost gibi görünseler de amaçları onları da tutuşturmak istedikleri fitne ateşinde yakıt olarak kullanmaktan başka bir şey değildir.

İşgalcilerin niyetlerini açığa vuran bazı ilginç gelişmeler olduğunu da duyuyoruz. Örneğin Kerkük'te bir Kürt merkezinde birisi Türkmen bayrağı asıyor. Bunun üzerine hava iyice gerginleşiyor. Bunun üzerine bizzat o merkezde bulunanlardan biri bayrağı asan kişiyi kendisinin gördüğünü ve işgalcilerden olduğunu söylüyor; bunun üzerine hava değişiyor. Yine bazı kişilere etnik duyarlılıkları tahrik edecek işler yapmaları için teşvikte bulunulduğuna dair haberler var.

Bu bilgilerden bazıları medyaya yansımadığından ve şifahi olarak bize ulaştığından şüpheyle yaklaşanlar olacaktır. Ama işgalcilerin aynen Lübnan'daki gibi bir iç kargaşaya sebep olmak için yoğun çaba sarf ettikleri su götürmez bir gerçektir.

Son zamanlarda muhtelif medya organlarında çok sayıda CIA ve MOSSAD ajanının çeşitli cinayetler gerçekleştirmeleri üzere Irak'a sokulduğuna dair haberler yer aldı. Acaba bu cinayetlerin amacı sadece birilerini tasfiye midir yoksa aynı zamanda fitnenin alt yapısını oluşturmak mıdır?

Fitne çabaları, bu amaçla oynanan oyunlar Amerikan emperyalizminin kana susamışlığını ortaya koyması açısından da dikkat çekicidir.

Allah izin verirse yarından itibaren Irak'taki İslâmi Parti'nin ileri gelenlerinden Dr. Muhsin Abdülhamid'in sohbetinde zikrettiği bazı hususları aktaracağım.