Bilderberg

2 Haziran 2007 Cumartesi, Vakit gazetesi

İstanbul'da uluslar arası Bilderberg toplantısı yapılıyor. Bu örgüt, Gizli Dünya Devleti'nin karanlık örgütlerinden biridir. Fakat bir yandan cumhurbaşkanını halkın seçmesi için Anayasa değişikliği yapılırken diğer yandan, Türkiye'nin yeni cumhurbaşkanının İstanbul'daki Bilderberg toplantısında belirleneceği söylentileri ortalıkta dolaşıyor. Bu büyük bir çelişki değil midir? En azından cumhurbaşkanını halkın seçmesi için Anayasa değişikliği gerçekleştirmek amacıyla yoğun çaba harcayanların açık yüreklilikle ortaya çıkıp: "Siz de kim oluyorsunuz, biz cumhurbaşkanını halkımıza seçtirmenin çabası içindeyiz!" demeleri gerekmez mi? Eğer bunu yüksek sesle dile getirmekte zorlanıyorlarsa Anayasa değişikliği sadece bir avunmadan ibaret kalmaz mı?

Anayasanın beşinci maddesinde devletin temel amaç ve görevleri arasında "Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü" korumak da sayılıyor. Bir ülkenin cumhurbaşkanının adının, "uluslar arası" sıfatı taşısa da "karanlık" olduğu kabul edilen bir örgüt tarafından gizli toplantılarda belirlenmesi yahut bu tür iddialarda bulunulması o ülkenin ve halkının bağımsızlığına tamamen aykırıdır. Anayasanın şart koştuğu hâlâ ciddi şekilde tartışılan 367 rakamı üzerinde bu kadar ısrarla durulurken neden Bilderberg toplantısında Türkiye'nin istikbaldeki cumhurbaşkanının isminin belirleneceği iddialarına şiddetle karşı çıkılmıyor. Anayasa ihlalini önleme amacıyla kurulmuş mahkemenin böyle bir iddia karşısında sadece tavır koymakla yetinmemesi, böyle bir toplantının Türkiye toprakları üzerinde gerçekleştirilmesine engel olması gerekirdi. Çünkü Türkiye'deki yönetimin zirvesinde görev alacak şahsın, halkın ya da onu temsil konumundaki vekillerinin özgür iradesiyle değil bir uluslar arası karanlık örgütün dayatmasıyla belirleneceği iddiasını gündeme getiren toplantı yapılmaktadır.

Öğrencilerin, okullarının bodrum katlarında namaz kılmalarını rejim tehdidi olarak gösterip kıyameti koparan medya, bir uluslar arası karanlık örgütün ülkenin bağımsızlığını hafife alan açıklamalar eşliğinde toplantı düzenlemesini iltifat kabul ediyor. Ülkeyi, insanların namazlarını, Kur'an tilavetlerini bile gizlemek zorunda bırakıldıkları 1940'lı yıllara geri götürmeye çalışan bu gerici medya, Gizli Dünya Devleti'nin tartışmalı toplantılarına ve faaliyetlerine neden sessiz kalıyor?

İşin gerçeğinde Bilderberg toplantısıyla birlikte gündeme getirilen, Türkiye'nin istikbaldeki cumhurbaşkanının bu toplantında belirleneceği iddiası onun gibi karanlık örgütlerin etkileme stratejilerinden kaynaklanmaktadır. Bu tür iddiaları resmi ağızlarıyla dile getirmekten çekinseler veya dile getirirken dolaylı ifadeler kullansalar da medyadaki temsilcilerinin ağızlarıyla ya da kalemleriyle dile getirmekten çekinmezler. Yapmak istedikleri ise toplum psikolojini etkilemek, dünya siyasetini kendilerinin yönlendirdikleri kanaatini güçlü hâle getirmek, böylece siyasetin ağır toplarını kendileriyle işbirliği yapmaya zorlamaktır. Seçilecekleri belirleme ve isim dayatma gücüne sahip oldukları iddiası bir mübalağa olsa da bu iddiadan yararlanarak seçileceklerini tahmin ettikleri kişileri kendileriyle işbirliği yapmaya zorlamak için önceden köprüler kurmaya çalışıyorlar. Yani daha önce bir yazımızda da dile getirdiğimiz üzere sonucu belirleme değil, erken teşhis yaparak sonuca hâkim olma stratejisini uyguluyorlar. Ne yazık ki bu stratejilerinde büyük ölçüde başarılı olmuşlardır.

Bu örgütlerin etki alanlarının daraltılması balonlarının patlatılmasına bağlıdır. Bu tür örgütlerin halkın özgür iradesi üstünde belirleyici bir güç olarak kabul edilmeleri veya öyle gösterilmeleri etkileme ve yönlendirme stratejilerini başarıyla yürütmelerine imkân sağlayacaktır. O durumda da devletin yetkililerini halka seçtirseniz bile onlar, seçilenleri kendilerini tanımaya, dünya siyaseti üzerinde güçlü bir hâkimiyetlerinin olduğuna inanmaya ve işbirliğine zorlayacaklardır.

Bilderberg, Gizli Dünya Devleti'nin karanlık örgütlerinden sadece biridir. Aynı paralelde faaliyet yürüten İlluminati Şebekesi, Yuvarlak Masa, Tapınak Şövalyeleri, CFR (Dış İlişkiler Komitesi), Trilateral Komisyon, Bohemian Kulübü gibi daha birçok karanlık örgüt bulunmaktadır. Bunların tümü hakkında bizim daha önce yayınlanan "Gizli Dünya Devleti ve Siyonizm" başlıklı dosyamızda bilgi bulabilirsiniz. Bu dosyamız Web sitemizde (www.vahdet.com.tr) mevcuttur. Web sitemizden konuyla bağlantılı "Türkiye'de Yahudi Lobiciliği" başlıklı dosyamızı da okumanızı tavsiye ederiz.