Yusuf el-Azm

2 Ağustos 2007 Perşembe, Vakit gazetesi

31 Temmuz tarihinde Ürdün'de hileli yerel seçimler yapıldı ve İslâmî hareketi temsil eden İslâmî Çalışma Cephesi oy verme işleminin sağlıklı yürümemesi, sürekli sandıklara kimlikleri bile tespit edilmeyen birilerinin rasgele oy atması sebebiyle gün ortasında seçimlerden çekildiğini açıkladı. Arap ülkelerinin Dışişleri bakanları göstermelik Ortadoğu barışını tartışmak üzere Mısır'ın başkenti Kahire'de bir araya geldiler ve biraz da sert tartıştılar. Islamonline'ın "boynunda 63 milyarlık silah olan bir odun taşıyıcısı (=hammalete'l-hatabi, fi cîdihâ eslihatun bi selâse ve sittîn milyara)" diye nitelediği Condoleza Rice'ın İslâm dünyasında yeni bir fitne ateşinin yakıtını hazırlamak amacıyla gerçekleştirdiği ziyaretler ve ABD'nin silah satışı görüşmeleri sürüyor. Bütün bu gelişmeleri atlayacak değiliz ve inşallah yazılarımızda sırasıyla tahlilini yapmaya çalışacağız. Ama bugünkü yazımızda geçtiğimiz Pazar günü dünya hayatına veda eden bir değerli insandan söz etmek istiyoruz.

Yusuf el-Azm'ı yıllar önce okuduğum şiirleriyle tanımış ve bazı şiirlerini de Türkçeye tercüme etmiştim. Aradan zaman geçti kendisiyle şahsen de görüşme, değişik vesilelerle bir araya gelme imkânı buldum. Mütevazı ama onurlu, az konuşan ama sıcakkanlı, ilerleyen yaşına rağmen oldukça genç görünen ve iri yapılı, konuşmaktan çok dinlemeyi tercih eden ama fikirleriyle gençliğin önünü açabilen, bütün kesimlerin saygısına mazhar olmuş değerli bir fikir adamıydı. Geçtiğimiz Pazar günü yani 29 Temmuz 2007'de, tedavi için kaldırıldığı Amman İhtisas Hastanesi'nde doktorun gözetiminde abdestini aldıktan sonra namazını kılarken hayatını kaybetti. Birkaç aydan beridir hastalığı ilerlemeye başlamıştı. On beş gün önce de Amman İhtisas Hastanesi'ne kaldırılmıştı. Hastalığından kaynaklanan engeller sebebiyle birkaç gündür doktor abdest almasını uygun görmüyor, namazlarını teyemmümle, yattığı yerde kılmasını istiyordu.

Ürdün Müslüman Kardeşler cemaatinin önde gelen fikir adamlarından ve Arap dünyasının tanınmış şairlerinden olan Yusuf el-Azm 1931'de Ürdün'ün güneyindeki meşhur Ma'an şehrinde dünyaya geldi. Yoksul bir aileye mensuptu. Ama babası, onu beş yaşından itibaren tahsile başlattı. Önce Kur'an okumayı öğrendi ve bazı kısa sûrelerini ezberledi. İlk ve orta öğrenimini Ma'an'da tamamladıktan sonra Amman'a geçerek 1948'de orada liseyi bitirdi. Sonra Bağdat'a geçerek iki yıl Şeriat Fakültesi'nde okudu. Bu arada Bağdat'ın ileri gelen ilim adamlarıyla da irtibatları oldu ve kendilerinden ders aldı. Ardından Kahire'ye geçerek 1953'te Arap dili alanında lisans öğrenimini tamamladı. 1954'te de Kahire'deki Aynu Şems Üniversitesi'ne bağlı Eğitim Enstitüsü'nden öğretmenlik sertifikası aldı.

Yusuf el-Azm, çalışma hayatına 1954'te Amman'daki İslâmî İlimler Fakültesi'nde öğretim görevlisi olarak başladı ve buradaki görevini 1962'ye kadar sürdürdü. Bu görevini sürdürdüğü dönemde 1956-58 arasında el-Kefâhu'l-İslâmî (İslâmî Mücadele) dergisinin yazı işleri müdürlüğü görevini de yürüttü. 1963'te bazı arkadaşlarıyla birlikte el-Aksa okullarını kurdu ve buralarda müdürlük görevi yaptı. el-Aksa okullarının sayısı daha sonra 15'e çıkmıştır.

Birincisi 1963, ikincisi 1967, üçüncüsü de 1989'da olmak üzere üç dönem Ürdün parlamentosuna üye seçildi. Parlamento üyelikleri esnasında muhtelif kurullarda aktif görev aldı. 1990'da kurulan hükümette Toplumsal Kalkınma Bakanı olarak görev yaptı.

İtidalli çizgisiyle tanınan Yusuf el-Azm'ın birçok fikir kitabı ve şiir divanı yayınlanmıştır. Eserlerinden bazılarının isimleri şöyledir: İman ve Etkisi, Halkların Dirilişi, Çağdaş İslâmî Düşüncenin Rehberi Seyyid Kutub, Çağdaş Arap Medyasının Boşa Giden Yolculuğu, Yenilenler, Örnek İslâmî Metoda Doğru. Ayrıca muhtelif periyodik yayınlarda çok sayıda makalesi ve müstakil şiiri neşredilmiştir. Bunun yanı sıra onlarca uluslar arası toplantıya, panele ve sempozyuma katılarak fikirleriyle katkıda bulunmuştur.

Üstadın beş oğlu ile on bir kızı var.

Yusuf el-Azm, Ürdün'deki Müslüman Kardeşler cemaatinin önder kadrosu içinde yer aldığından çalışmalarıyla ve fikirleriyle bu cemaat üzerinde önemli etkisi, cemaat mensupları içinde de özel konumu ve saygınlığı vardı. Cemaatin genel murakıbı Sâlim Fellahât, el-Azm'ın vefatı münasebetiyle yaptığı açıklamada, Ürdün'ün ülkeye toplumsal yapılanmada, eğitimde, siyasette, iletişimde ve edebiyatta çok büyük şeyler kazandırmış pek değerli bir vatan adamını kaybettiğini dile getirdi.

Üstad el-Azm'a Yüce Allah'tan rahmet ve mağfiret diliyoruz. Allah mekânını cennet eylesin.