Kasım 2007, IHH Bülteni
Uzun süre İslâm dünyasının gündemini oluşturan Moro meselesi özellikle özerklik anlaşmasından sonra yavaş yavaş unutulmaya terk edildi. Fakat kesin bir çözüme kavuşturulduğunu ve unutulmaya terk edilecek kadar rahatlama getiren bir anlaşma yapıldığını söylemek de mümkün değildir.
Filipinler'in güneyinde bulunan ve Müslümanların yoğun olduğu Moro, Mindanao ve bunlara bağlı bazı adalarda 1970'ten buyana Müslümanlar tarafından bağımsızlık mücadelesi veriliyor. Müslümanların bağımsızlık mücadelesini koordine etmek üzere ilk ortaya çıkan örgüt 1972'de kurulan Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi (MNLF)'dir. Bu cephenin liderliğini kuruluşundan itibaren Nur Misvari yaptı. Örgütün kuruluşunda ondan sonra gelen ve Kahire'de İslâmi ilimler öğrenimi görmüş olan Selâmet Haşim ise Misvari'nin laik bir anlayışa sahip olduğu gerekçesiyle 1977'de bu örgütten ayrılarak Moro İslâmi Kurtuluş Cephesi (MILF)'ni kurdu. Bu ayrılmada MNLF'nin 1976'da Filipinler hükümetiyle Libya'nın Trablus kentinde bir ateşkes anlaşması imzalamasının da önemli etkisi oldu.
Moro Ulusal Kurtuluş Cephesi, Ekim 1992'de Filipinler hükümetiyle ateşkese gitti. 16 Nisan 1993'te de Endonezya'da "barış" görüşmeleri başlatıldı. 7 Kasım 1993'te bir ateşkes anlaşması ve bir de İlkeler Anlaşması imzalandı. Sonuçta üç yıldan fazla süren görüşmelerden sonra Moro ve Mindanao adalarının bulunduğu Güney Filipinler'e MNLF öncülüğünde özerklik verilmesi üzere bir anlaşma imzalanması konusunda ittifak sağlandı. Anlaşmaya MILF ve Ebu Seyyaf grubu karşı çıktı.
Bugün anlaşma uygulamaya geçirildi. Ama özerklik konusunda Filipinler hükümetinin uygulamalarından kaynaklanan bazı sorunlar yaşanıyor. Ayrıca bazı direnişçi gruplar da özerkliğin değil tam bağımsızlığın çözüm olacağı görüşünü savunuyorlar. Bu görüşle direnişe devam edenler olsa da etkin bir silahlı mücadele sürdürülmüyor. Çünkü en etkili iki grup sayılan MNLF ve MILF silahlı mücadeleyi bırakmış durumdadır. Filipinler hükümetinin ekonomik ayrımcılığından kaynaklanan sorunlar ise devam ediyor.